Beynin Rüya Merkezleri: Rüya Görürken Hangi Bölgeler Çalışır?

Kısaca
- Beyinde tek bir rüya merkezi yoktur; rüya beyin sapından görme alanlarına uzanan bir ağın ürünüdür.
- Ponstaki sinir hücreleri REM uykusunu başlatır ve rüya sırasında kasları geçici olarak gevşetir.
- REM uykusunda amigdala gibi duygu merkezleri etkinleşir, mantık yürütmeyle ilgili dorsolateral prefrontal korteks ise baskılanır.
- 2017'de tanımlanan arka sıcak bölgedeki etkinlik, REM ya da NREM fark etmeksizin rüya görülüp görülmediğini tahmin edebiliyor.
Rüyada uçtuğumuzu, düştüğümüzü ya da yıllardır görmediğimiz biriyle konuştuğumuzu sanırken beynimizin hangi bölümleri çalışıyor? Beynin rüya merkezleri sorusu, beyin görüntüleme yöntemleri geliştikçe çok daha net cevaplanabilir hale geldi. Bugün biliyoruz ki tek bir “rüya merkezi” yok; rüya, beyin sapından görme alanlarına, duygu merkezlerinden alın lobuna kadar uzanan bir ağın ortak ürünü. Bu yazıda bu ağın parçalarını ve REM ile NREM uykusunda nasıl farklı çalıştıklarını anlatıyoruz. Rüyanın genel tanımı ve tarihçesi için Rüya Nedir? yazımıza göz atabilirsiniz.
Rüya sırasında beyin nasıl incelenir?
Uyuyan bir beyni incelemenin iki temel yolu var. Birincisi, kafa derisine yerleştirilen elektrotlarla beyin dalgalarını kaydeden EEG'dir. İkincisi ise bölgesel kan akımını ya da şeker kullanımını ölçerek hangi alanların daha çok çalıştığını gösteren PET ve fMRI gibi görüntüleme yöntemleridir. Bir bölgeye giden kan akımının artması, o bölgedeki sinir hücrelerinin daha etkin olduğuna işaret eder. Araştırmacılar bu ölçümleri, kişiyi uyandırıp rüya görüp görmediğini sorarak elde ettikleri anlatımlarla karşılaştırır.
1990'ların PET çalışmaları, REM uykusunda beynin “her yeri eşit derecede uyanık” olmadığını, bazı bölgelerin belirgin biçimde etkinleşirken bazılarının sessizleştiğini gösterdi12. Rüyaların kendine özgü karakteri de büyük ölçüde bu dengesiz tablodan kaynaklanıyor.
Pons ve beyin sapı: REM uykusunu kim başlatır?
Beyin sapının bir parçası olan pons, REM uykusunun başlatılmasında kilit rol oynar. Güncel modellere göre ponsta bulunan ve sublaterodorsal çekirdek adı verilen bir bölgedeki sinir hücreleri REM uykusunu oluşturmada merkezi bir görev üstlenir. Aynı bölge, REM uykusundaki kas gevşemesinden (atoni) de sorumludur5. Rüyada koşarken yatakta hareketsiz kalmamızın nedeni budur: Ponstan omuriliğe giden sinyaller iskelet kaslarını geçici olarak gevşetir, böylece rüyamızı bedenimizle canlandırmayız.
PET çalışmalarında REM uykusu sırasında ponsun üst bölümüne (pontin tegmentum) ve talamusa giden kan akımının arttığı görüldü1. Talamus, duyulardan gelen bilgileri beyin kabuğuna ileten bir aktarma istasyonu gibi çalışır. Ancak uzun süre kabul edilen “rüyayı pons üretir” fikri bugün tartışmalı. Mark Solms, beyin hasarı geçirmiş hastalarda ponsun değil, ön beyindeki belirli bir yolun hasar görmesinin rüyaları ortadan kaldırdığını, üstelik bu hastalarda REM uykusunun büyük ölçüde korunduğunu bildirdi4. Yani pons REM uykusunu başlatıyor olabilir; ama rüya deneyiminin kendisi beynin daha üst katmanlarında oluşuyor.
Limbik sistem: Rüyalar neden bu kadar duygusal?
Rüyaların en belirgin özelliklerinden biri duygusal yoğunluklarıdır. Korku, kaygı, sevinç ya da öfke rüyada çoğu zaman uyanıklıktakinden daha güçlü yaşanır. Bunun beyindeki karşılığı limbik sistemdir. Maquet ve arkadaşlarının PET çalışmasında REM uykusu sırasında her iki taraftaki amigdalanın ve ön singulat korteksin etkinliğinin arttığı görüldü1. Amigdala özellikle tehdit algısı ve duygusal anıların işlenmesiyle ilişkili bir yapıdır.
Başka bir PET çalışması da REM uykusunda insula, singulat korteks ve hipokampusun da içinde bulunduğu iç şakak bölgesi gibi limbik ve paralimbik alanların yeniden etkinleştiğini gösterdi2. Hipokampus anıların düzenlenmesiyle ilgili olduğundan, rüyalarda eski ve yeni anı parçalarının iç içe geçmesi bu etkinlikle ilişkilendirilir. Kovalanma ya da düşme rüyaları gibi yoğun korku içeren rüyaların bu kadar yaygın olması da duygu merkezlerinin REM uykusundaki bu etkinliğiyle uyumludur.
Prefrontal korteks: Rüyada neden mantık aramayız?
Alnımızın hemen arkasındaki dorsolateral prefrontal korteks, uyanıkken planlama, mantık yürütme, çalışma belleği ve kendimizi dışarıdan değerlendirme gibi işlerden sorumludur. Eski yazılarda bu bölgenin REM uykusunda çok etkin olduğu iddia edilir; ancak görüntüleme çalışmaları tam tersini gösteriyor. REM uykusu sırasında dorsolateral prefrontal korteksin geniş bir alanında kan akımı azalıyor1. Alın ve yan kafa bölgesindeki üst düzey bağlantı alanlarının sessizleşmesi, hem REM hem NREM uykusunun ortak bir özelliği2.
Bu durum rüyaların neden bu kadar tuhaf olabildiğini açıklamaya yardımcı olur. Rüyada ölmüş bir yakınımızla konuşurken ya da uçarken bunun imkânsız olduğunu sorgulamayız; mekânlar ve zaman aniden değişse de şaşırmayız. Araştırmacılar, öz farkındalığın ve eleştirel düşünmenin rüyada zayıflamasını bu bölgedeki etkinlik düşüşüyle ilişkilendiriyor6. Kişinin rüya gördüğünü rüyanın içinde fark ettiği bilinçli rüyalar ise bu kuralın ilginç bir istisnası olarak araştırılıyor.
“Posterior hot zone”: Rüyanın arka beyindeki sıcak bölgesi
Rüya araştırmalarında son yılların en çok konuşulan bulgularından biri 2017'de geldi. Francesca Siclari ve arkadaşları, 256 elektrotlu yüksek yoğunluklu EEG ile uyuyan gönüllüleri izleyip tekrar tekrar uyandırarak rüya görüp görmediklerini sordu. Sonuç şaşırtıcıydı: Kişinin REM ya da NREM uykusunda olmasından bağımsız olarak, rüya gördüğünü bildirdiği anlarda beynin arka bölümündeki kortekste yavaş dalga etkinliği yerel olarak azalıyordu. Araştırmacılar bu bölgeye posterior hot zone (arka sıcak bölge) adını verdi3.
Ekip, bu bölgedeki etkinliği anlık olarak izleyerek NREM uykusundaki bir kişinin uyandırıldığında rüya anlatıp anlatmayacağını tahmin edebildi. Dahası, bu bölgelerdeki hızlı dalga etkinliği rüyanın içeriğiyle de ilişkiliydi: Örneğin rüyasında yüz gören kişilerde yüz tanımayla ilgili bölgelerde, konuşma içeren rüyalarda ise dil bölgelerinde etkinlik artıyordu3. Bu bulgu, rüya deneyiminin çekirdeğinin görme ve mekân algısıyla ilgili arka bölgelerde olduğunu düşündürüyor.
Görme ve işitme alanları rüyada nasıl çalışır?
Rüyalar ağırlıklı olarak görseldir ve bu, beyin etkinliğine de yansır. REM uykusunda kafanın arka ve yan kısmındaki, yani oksipital ve temporal loblardaki duyusal alanların etkinliği korunur ya da artar; buna karşın bu duyusal bilgiyi bir araya getirip değerlendiren alın ve yan kafa bölgeleri baskılanmış durumdadır2. Başka bir deyişle beyin, görüntü ve ses üretebilen ama bunları denetleyen “editörü” kısmen kapalı bir sistem gibi çalışır.
Gözler kapalı ve dış dünyadan gelen uyarılar büyük ölçüde engellenmişken bu görüntüler dışarıdan değil, bellekte depolanmış bilgilerden üretilir. Bu nedenle rüya, araştırmacılara beynin dış dünyadan kopukken kendi başına nasıl bilinçli bir deneyim yarattığını incelemek için eşsiz bir fırsat sunar6.
Uyurken dış dünyadan nasıl kopuyoruz?
Rüya sırasında gözlerimiz kapalıdır ama kulaklarımız açıktır; derimiz dokunuşu, burnumuz kokuyu algılayabilecek durumdadır. Yine de odadaki sesler, ışık ya da yanımızda uyuyan kişinin hareketleri çoğu zaman rüyamıza girmez, bizi de uyandırmaz. Uyuyan beynin dış dünyadan bu kadar kopuk olmasının nasıl sağlandığı, rüya araştırmalarının temel sorularından biri olmayı sürdürüyor6.
Olası açıklamalar arasında, duyulardan gelen sinyalleri beyin kabuğuna ileten talamusun uykuda farklı çalışması ve kabuğun gelen bilgiyi uyanıklıktaki gibi işleyip yorumlamaması sayılıyor. Kopuş mutlak değildir: Çalan bir alarm, birinin adımızı seslenmesi ya da yüzümüze damlayan su bazen rüyanın içine bir olay olarak katılır, bazen de bizi uyandırır. Hangi uyaranın rüyaya katılacağı, hangisinin uyandıracağı; uyaranın şiddetine, uykunun evresine ve kişiden kişiye değişen uyarılma eşiğine bağlıdır.
REM ve NREM uykusunda beyin ne kadar farklı çalışır?
İki uyku türü arasındaki farklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Özellik | NREM (derin) uykusu | REM uykusu |
|---|---|---|
| Beyin sapı, talamus | Etkinlik belirgin biçimde azalır | Yeniden etkinleşir2 |
| Limbik alanlar (amigdala, singulat) | Etkinlik azalır | Etkinlik artar12 |
| Dorsolateral prefrontal korteks | Baskılanmış | Baskılanmış12 |
| Kas tonusu | Azalmış ama hareket mümkün | İskelet kaslarında geçici gevşeme (atoni)5 |
| Rüya | Daha seyrek, kısa ve düşünce benzeri | Daha sık, canlı ve duygusal |
Bu tablodaki bölgelerin hangi kimyasal habercilerle açılıp kapandığını, örneğin asetilkolin ve serotonin dengesinin REM uykusunu nasıl yönettiğini Rüyanın Biyokimyası yazımızda anlattık.
Sık sorulan sorular
Rüyalar beynin hangi bölgesinde oluşur?
Rüya tek bir bölgede değil, birlikte çalışan bir ağda oluşur. Pons REM uykusunu başlatır, limbik sistem duyguları, beynin arka bölümündeki alanlar ise görüntü ve mekân deneyimini sağlar.
Rüyada neden mantıksız şeyleri sorgulamayız?
REM uykusu sırasında mantık yürütme ve öz değerlendirmeyle ilgili dorsolateral prefrontal korteksin etkinliği azalır. Bu nedenle rüyada uçmak ya da mekânların aniden değişmesi bize olağan gelir.
Rüya görürken neden hareket edemeyiz?
REM uykusunda ponstaki sinir hücreleri omurilik aracılığıyla iskelet kaslarını geçici olarak gevşetir. Bu kas gevşemesi, rüyadaki hareketleri bedenimizle canlandırmamızı engeller.
Posterior hot zone nedir?
Beynin arka bölümünde, rüya görüldüğü anlarda yavaş dalga etkinliğinin azaldığı korteks bölgesidir. 2017'de yayımlanan bir çalışmada bu bölgedeki etkinlik izlenerek kişinin rüya görüp görmediği tahmin edilebilmiştir.
Kaynaklar
- Maquet, P., Péters, J.-M., Aerts, J., Delfiore, G., Degueldre, C., Luxen, A., & Franck, G. (1996). Functional neuroanatomy of human rapid-eye-movement sleep and dreaming. Nature, 383(6596), 163–166. Kaynağa git ↗
- Braun, A. R., Balkin, T. J., Wesenten, N. J., vd. (1997). Regional cerebral blood flow throughout the sleep-wake cycle: An H2(15)O PET study. Brain, 120(7), 1173–1197. Kaynağa git ↗
- Siclari, F., Baird, B., Perogamvros, L., vd. (2017). The neural correlates of dreaming. Nature Neuroscience, 20(6), 872–878. Kaynağa git ↗
- Solms, M. (2000). Dreaming and REM sleep are controlled by different brain mechanisms. Behavioral and Brain Sciences, 23(6), 843–850. Kaynağa git ↗
- Scammell, T. E., Arrigoni, E., & Lipton, J. O. (2017). Neural circuitry of wakefulness and sleep. Neuron, 93(4), 747–765. Kaynağa git ↗
- Nir, Y., & Tononi, G. (2010). Dreaming and the brain: From phenomenology to neurophysiology. Trends in Cognitive Sciences, 14(2), 88–100. Kaynağa git ↗